çabukça

[çabu'kça]
zf. 很快地, 快地, 迅速地; 匆忙地: Alman kızı Türkçe'yi çabukça öğrendi. 德国姑娘很快就学会了土耳其语。Çabukça yürü! 快点走!

Türkçe-Çince Sözlük. 2014.

Look at other dictionaries:

  • çabukça — zf. Çabucak Devlet kapısına gelmiş bir işin olacağı yahut olmayacağı bir oda içinde çabukça anlaşılıyor. M. Ş. Esendal …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çabucak — zf. 1) Vakit geçirmeden, kısa sürede, aceleten, acilen, alelacele, anında, bir anda, bir çırpıda, birden, bir hamlede, bir koşu, bir lahzada, bir solukta, çabucacık, çabuk, çabukça, çarçabuk, dakikasında, derakap, derhâl, hemen, hemencecik,… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • el yarası onulur, dil yarası onulmaz — silahla açılan el yarası çabukça iyi olur ama kötü sözle açılan dil yarası kolay kolay kapanmaz anlamında kullanılan bir söz …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • FİRASET — Zihin uyanıklığı. Bir şeyi çabukça anlayış kabiliyeti. Bir kimsenin ahlâk ve istidadını yüzünden anlamak. Firasetin bir nev i, sebebini anlamadan ve ilham eseri olarak vücuda gelen seziştir. Diğer nev i ise kesbîdir. Muhtelif huy ve tabiatları… …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • ÇABÜK-REV — f. Çabukça giden …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • lok lok yutmak — sofrada kimseyi beklemeden çabukça çokça yemek …   Beypazari ağzindan sözcükler

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.